Yöneticiler İçin Koçluğun Önemi
- ulusalsag
- 6 Oca 2021
- 3 dakikada okunur
Çevreleri ile yeterince iletişim kurmayan, yeni şeyler öğrenmeyen, kendilerini içinde bulundukları çağa göre yenilemeyen ve bu yüzden yönettikleri ülke ya da firmalarını kendileri ile birlikte kaçınılmaz sona sürükleyen, makam ve ego sahibi yöneticilerin düştükleri tuzakları ''Orta ve Üst Düzey Yönetici Tuzaklar'' olarak tanımlayabiliriz.
Bu tuzaklara düşmemek için iş dünyasında özellikle son 20 yıl içerisinde yönetici koçluğunun önemi anlaşılmış olup günümüzde artık sadece kurumsal firmalar değil büyük ve orta ölçekli firmalar da orta ve üst düzey idarecilerini yönetici koçlarından koçluk almaları hususunda desteklemekte ve buna göre bütçe ayırmaktadırlar.
Microsoft şirketinin kurucularından Bill Gates, Google'ın eski CEO'su Eric Schmidt, Apple'ın kurucu ortaklarından Steve Jobs gibi insanlar koçluk almanın faydalarından ciddi şekilde yararlandıklarını söylemişlerdir.
Kariyer gelişimi, liderlik ve sigorta gibi alanlarda Avrupa'da etkin uzmanlık hizmeti veren Securex'in CEO'su Luc Deflem, şirket olarak aldıkları koçluk eğitiminden sonra bunun çalışma şekillerini ve insanlarla etkileşimlerini değiştirdiğini, insani ilişkilerin güçlenmesi ile yönetim düzeyinde daha verimli çalıştıklarını ifade etmiştir.
Avrupa'nın önde gelen lojistik firmalarından Gazeley'in eski CEO'su John Duggan, dönüşümsel koçluğun daha etkili bir lider olmasını sağladığını, bu sayede çalışanlardan şirkete büyük enerji akışı olduğunu ve karlılıklarının da üç katına çıktığını açıklamıştır.
1923 yılında ABD'de kurulan ünlü oyuncak firması Hasbro'nun Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'dan sorumlu başkanı Mark Hoijtink; koçluk yapan liderlerin devasa potansiyel rezervlerini serbest bırakabileceklerini, yüksek performans gösteren ekipler kurabileceklerini ve olağanüstü sonuçlar ortaya koyabileceklerini ifade etmiştir.
Koçluk eğitimi alan yöneticilerin eskisine nazaran kendilerini ve yönettikleri ekipleri hedeflerini gerçekleştirmede daha yetkin hissetmeleri, özeleştiri yapabildikleri, ekiplerini strateji ve hedeflerle bütünleştirebildikleri, karar verme, iletişim ve uygulama becerilerini geliştirdikleri, esnek bir yönetim uyguladıkları, geri bildirimlerini çok daha etkin olarak verebildikleri ve zamanlarını daha verimli kullanabildikleri belirtilmiştir.
Susan Wright ve Carol MacKinnon'un 2007 yılında yayınlanan ''Coaching; A Leadership Style'' adlı kitabında iş dünyasındaki klasik hiyerarşik düzen içinde hareket eden, emir komuta ve kontrol üzerine odaklanmış geleneksel yönetim anlayışından kurtulan koçluk eğitimi almış bir yöneticinin görevi sadece yönetmek değil aynı zamanda motivasyonu sağlamak, performansı artırmak, sorunları çözmek ve desteklemektir şeklinde ifade edilmiştir.
Firmalardaki bazı orta ve üst düzey yöneticiler ile belli bir süre çalıştıktan sonra yeniden çalışmak istemeyen pek çok insan vardır. Eminim sizlerin şirketinde de ''Bir daha onunla çalışmak mı? Tövbeler olsun!'' diyenler de vardır. İşin kötüsü kimsenin çalışmak istemediği bu yöneticiler kendilerini müthiş bir lider gibi görür ve çevrelerindeki çalışma arkadaşlarına verdikleri zararları görmez ya da önemsemezler.
Bu tür yöneticilerin kendilerinin farkındalık yaşayıp bir yönetici koçu ile çalışmak isteme yüzdelerinin %10'u bile bulamayacağını düşünüyorum. Halbuki bilge liderliğin başlangıcı öz farkındalıktır. Yunanistan'ın Delphi antik şehrindeki Apollon Tapınağı'nın girişinde ''Kendini Bil'' yazmaktadır. Bundan daha da güzelini Yunus Emre ne güzel ifade etmiştir '' İlim ilim bilmektir. İlim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır.'' İşte tam burada bazı şirketlerin performans primi, temettü ödemesi, tatil ödülleri gibi yaptıkları ödüllendirmelerin içine şirket bütçesinden yönetici koçluğunu da eklemesi son derece vizyoner bir yaklaşımdır.
Amsterdam Üniversitesi'nde Psikoloji Bölümü'nde görev yapan Dr. Tim Theeboom ve meslektaşlarının yapmış olduğu bir çalışmanın sonuçlarına göre koçluk alan çalışanların %70'inin koçluk almayanları geride bıraktığı tespit edilmiştir.
Bir yönetici olarak bulunduğunuz noktaya gelene kadar yaptıklarınızla kendinizi çok başarılı ve harika bir lider olarak görebilirsiniz. Bu düşüncenizde de bir yere kadar haklısınız. Ancak şunu lütfen unutmayın. Sizin ne düşündüğünüz değil dışarıdan nasıl algılandığınız sizin gerçek imajınızdır.
Son olarak sizlerle yürekten inandığım bir düşünceyi paylaşmak istiyorum. Dünyadaki bütün liderlerin ya da yöneticileri de ilaçlar gibi yan etkileri vardır. Bazıları konuşma ve davranışları ile başınızı döndürürken bazıları da baş ağrısı, uyku hali ya da mide bulantısına yol açabilir.
Şirketinizde çalışırken ya da ayrıldıktan sonra nasıl anılmak ve hatırlanmak istediğinize dair bilgelik yolculuğuna, gücün karanlık tarafı henüz sizi ele geçirmeden mutlaka yol arkadaşınız yönetici koçunuz ile birlikte çıkın.
Sevgi ve saygılarımla,
Mehmet Ulusal SAĞ


Yorumlar